Korsan taksilerle yapılan mücadele, Türkiye genelindeki taksicilerin uzun süredir dikkatini çekmesine rağmen,istenilen sonuçlara ulaşamıyor. Akıllı telefon uygulamaları ve geleneksel telefonla çağırılan korsan taksilerin sayısı milyonları geçiyor. Yasal çerçevede faaliyet gösteren taksiciler, bu durumdan ötürü iş yapamaz hale geliyorlar.

Korsan taksilere karşı polis tarafından yapılan uygulamalar gerçekleştiriliyor ama yakalanan sürücü sayısı oldukça az kalıyor. Bununla birlikte, korsan taksi olduğundan şüphelenilen araçları durduran polis, hem sürücü hemde yolcuları sorguluyor. Bu sorgulamanın sonucunda korsan taşımacılık yaptığı tespit edilen araç sahiplerine 100 bin lira para cezası, 60 günlük araç bağlama ve 30 günlük ehliyete el koyma cezası uygulanıyor.

AKILLI TELEFON UYGULAMALARI CEZALARI ÖDÜYOR

Akıllı telefon uygulamaları, korsan taksicilik nedeniyle kesilen cezaları anında ödeyerek, erken ödeme indiriminden yararlanarak bu cezayı 75 bin liraya düşürüyor. Fakat bu durum, aracın 60 gün boyunca bağlı kalmasını ve 30 günlük ehliyet iptal sürecinin devam etmesini sağlıyor. Araba, 61. günde bağlı olduğu garajdan çıkabiliyor.

KORSAN TAKSİ KULLANANLARA DA CEZA KESİLİYOR

Korsan taksicilik yapanların yanı sıra, korsan taksi kullanan yolculara da ceza uygulanıyor. 3 bin 870 lira cezanın,korsan taksiye binen yolcu tarafından ödenmesi gerekiyor.

AKILLI TELEFON UYGULAMALARI ARTMAYA BAŞLADI

Akıllı telefon uygulamaları giderek çoğalıyor. Ticari taksi sayısının sınırlı olması, korsan taksi sayısının şehir nüfusuna oranla çok yüksekliği ve istenilen adreslere hızlı bir şekilde ulaşabilmeleri nedeniyle bu tür taksiler tercih ediliyor. Akıllı telefon üzerinden çağrılan korsan taksi, yalnızca 1-2 dakika içinde müşteri kapısına kadar geliyor. Yasal ticari taksilere göre yüzde 20-30 daha ucuza hizmet sunan korsan taksiler, üst segment araçlarla da taşımacılık yapıyor. Güniçerisinde çağrıların az olduğu durumlarda kampanya düzenleyerek daha avantajlı fiyatlarla hizmet verme imkanlarıbulunuyor.

HİÇBİR KAYIT YOK, YASA DIŞI

Korsan taksilere dair hiçbir yasal kayıt tutulmamaktadır. Sürücülerden adli sicil kaydı istense de, ruhsat almadıkları için yasal bir konumları yok. Bunun yanı sıra, yasal taksilerin geçmek zorunda olduğu psikoteknik gibi testlerdenmuaf kalan sürücüler, korsan taksicilik yapmaktadır. Araçlarda da denetim merkeziyle bağlantılı kamera ve ses kayıtsistemleri olmadığı için, bir hukuki durumda kanıt bulmak neredeyse imkansız hale geliyor.

YASAL TAKSİ SAYISI ÇOK AZ

Yasal şekilde faaliyet gösteren taksi sayısı oldukça düşüktür. İstanbul gibi büyük bir şehirde yalnızca 20 bin civarında yasal taksi bulunmaktadır. 20 milyona yaklaşan nüfusla birlikte, her an 20 bin kişi taksi talebinde bulunuyor. Ayrıca,söz konusu 20 bin taksinin tamamı aktif olarak trafiğe çıkmıyor. Arızalı, şoförü olmayan veya kiralanmayı bekleyen, plakalarını ellerinde tutan ve trafikten men edilmiş birçok taksi mevcuttur. Piyasada yaklaşık 15 bin taksi hizmet veriyor, bu da 20 milyonluk nüfus için yetersiz kalıyor.

PLAKA FİYATLARI BEKLENENİ VERMİYOR

Eskiden yatırım amacıyla edinilen ticari taksi plakaları, günümüzde iş yapamaz hale gelmeleri, prosedürlerin her geçen gün yoğunlaşması, yüksek vergi oranları nedeniyle elde edilen kazancın yaklaşık yüzde 45 oranında azalmasıve korsan taşımacılığın taksi sektörünü ele geçirmesi nedeniyle talep görmemeye başlamıştır.

SEKTÖRÜN DEĞİŞİME AYAK UYDURMASI GEREKİYOR
Ticari taksi sektörü, değişen koşullara uyum sağlayarak kendine yeni bir yön çizmeli. Uzun süren hukuki süreçlerinardından yavaş bir şekilde ilerleyen kaçak taksi hizmetleri ile ilgili işlemler devam etmekte; ancak her geçen gün yenileri türemekte. Bunun yanı sıra, yazılım alt yapısı olan A adlı kaçak taşımacılık uygulaması kapatıldığında, aynı gün B adıyla tekrar faaliyete geçme olasılığı bulunmakta. Başka bir deyişle, mahkeme kararına tabi olan şirkete yaptırım uygulanmış olsa bile, hemen yeni bir firma kurulup isim değiştirerek aynı işleyişe başlaması yalnızca bir süre meselesi haline geldi. Yeni kurulan kaçak taşımacılık şirketine dava açılması ve tüm yasal yolların tüketilmesi halinde 8-10 yıllık yeni bir sürecin başlaması kaçınılmaz oluyor ve bu durum taksi sektörünün geleceğe dair umutlarınıkısıtlıyor.

Bu nedenle, uzun yıllardır tekrarlanan geleneksel mücadele yöntemlerinin yerine, proaktif çözümler geliştirebilecektaksi otoritelerinin kurulması önemli hale geliyor. Dernek seçimlerinde bile bir araya gelemeyen taksi plakası sahiplerinin birlikte hareket etmesi, taksicilerin tüm Türkiye’de faaliyet gösterecek bir uygulamayı hayata geçirmesi, iş yoğunluğunun azaldığı saatlerde daha uygun fiyatlarla yolcu taşımaya başlaması, eski taksi durağı modelindençıkılması ve yolcusunu aramak yerine yolcuya ulaşma amacıyla trafikte yer alan taksiler gibi çeşitli çözümlerin hızlahayata geçirilmesi gerekiyor.

Küçük değişiklikler büyük sonuçlar yaratabilir.

Yevmiye öncelikli şoför çalıştırmak yerine, sabit maaşla şoför istihdamına geçilmesi, şoförlerin plaka sahiplerine para yetiştirme kaygısını ortadan kaldırarak taksi sektöründeki olumsuz imajı düzeltebilir.

Ticari taksilere yönelik sürekli olan Özel Tüketim Vergisi muafiyetinin sağlanması, yeni araçların hizmet verebilmekadarını artıracak ve yedek parça, bakım maliyetlerini de düşürecektir. 2019 yılından beri taksi sektörü, iletişim sorunları nedeniyle ÖTV muafiyetinden yararlanamamaktadır.

Kaçak kiralık plaka sektörünün taksi plakası sahipleri tarafından sona erdirilmesi, aşırı kiraları ve hukuka aykırıuygulamaları ortadan kaldırabilir, böylelikle sektöre duyulan güvenin artması mümkün olabilir.

Sektöre yönelik anlık ve denetimlerin gerçekleştirilmesi, uygunsuz davranış sergileyen şoförlerin kartlarının iptal edilerek bir daha kart alamaz hale getirilmesi, sektöre katkıda bulunacaktır.

Sektörün toplumla etkileşimi ve müşterilere yönelik stratejilerin önemi ana hatlarıyla belirlenmelidir. Aksi takdirde,taksi sektörüne dair olumsuz algının geçmesi uzun yıllar alabilir.